27 Kasım 2014 Perşembe

Evde Montessori - Hazırlanmış Çevre

Montessori eğitim metoduyla kızıma hamileyken tanıştım. Önceleri ay ne hoşşş, ne güzel şeyler yapıyorlar diyerek takip ettiğim bloglar, Azra büyüdükçe ciddiyetle incelediğim sayfalara dönüştü. Makaleler okumaya, videolar izlemeye başladım. Öğrendikçe uygulayasım, uyguladıkça öğrenesim geldi. Montessori artık istinasız her gün yeni bir şey öğrendiğim ve bir öğretmen ciddiyetiyle uygulamaya çalıştığım bir eğitim felsefesi benim için.

Montessori eğitimini anlatmaya kalksam işin içinden çıkamam. Ben uygulamalarımı paylaşmayı tercih ediyorum. Fakat önce işin felsefesini öğrenmek isteyenler için bir kaç link paylaşacağım;

Montessori felsefesini ana hatlarıyla kavrayıp bir şeyler yapmaya çabaladığımda ilk olarak Azra'nın odasında düzenlemeler yaptım çünkü Montessori eğitimi "hazırlanmış çevre" üzerine kurulmuş. Yetişkinin ilk görevi çocuğa onun doğal gelişimini destekleyecek bir çevre hazırlamak. Bu çevrede çocuk iç güdülerini kullanarak yeni şeyler öğrenecek ve yaşam becerilerini kazanacak. Özellikle 0-3 yaş arasındaki çocuklarda çevre çok daha önemli çünkü çocuk yeni yeni hareket kabiliyeti kazanırken çevresi onun bağımsız bir biçimde hareket edebilmesine ve "emici zihin" sayesinde kendi kendine öğrenmesine olanak sağlamalıymış. İşte bu bilgilerden yola çıkarak ve elimdeki imkanları kullanarak hazırladığım ilk oda düzeni:

O zamanlar henüz yeni yeni emeklemeye, tutunup kalkmaya çalışıyordu. Odasında rahat rahat hareket edebilmesi için geniş bir alan oluşturdum. Elimdeki tek resim bu fakat odanın diğer tarafında alçak bir yatak var. Akşamları yanımızda uyuyor fakat gündüzleri çoğunlukla orada yatıyor. Duvara da bir ayna sabitlemiştik. Ayna bebeklerde kendiyle ilgili farkındalık yaratmak için çok önemli. Çok ilgilerini çekiyor. Sevdiği oyuncakları ulaşabileceği şekilde yerleştirmiştim. Ayrıca düzenli aralıklarla oyuncakları değiştiriyordum. Bir anda tüm oyuncaklarını sergilemiyordum. Odası çoğunlukla aynen bu şekilde düzenli duruyordu ki hala daha öyle. Düzen bebekler için çok önemli. Ne kadar dağıtmayı sever gibi görünseler de her şeyi her istediğinde aynı yerde bulmak, eşyaya hakimiyet kurmasını sağlıyor ve güven duygusunu pekiştiriyormuş. Bu yüzden sürekli topluyorum. Azra odadan çıkar çıkmaz ben giriyorum :) Çok oyuncak olmadığı için toparlamak kısa sürüyor. Ayrıca oyuncakların gelişi güzel dizilmemesi ve bir sepetin içine doldurulmaması da önemli. Oyuncaklar kullanımlarına yada özelliklerine göre gruplanarak teşhir edilmeli. Sepet içindeki oyuncaklar karmaşa yaratıyor ve çocuğun odaklanma gücünü azaltıyormuş.

Çevre hazırlanırken çocuğun gelişimi ve duyarlılığı göz önünde bulundurulmalı. Azra artık çok daha bilinçli, yürüyor, oyun oynuyor, her şeyi keşfetmeye çalışıyor.  Bu sebeple odasında değişiklikler yaptık. İşte odamızın son hali...
Masa ve sandalyelerimiz İkea'dan. Teyzemiz ve anneannemizin hediyelerinde biri. Boyu bizim kıza uzun geldiği için babamız kısalttı. Kendi kendine oturup kalkmasına bayılıyorum :) Eline bir oyuncak alınca getiriyor masaya koyuyor, sonra güzelce oturuyor ve oynuyor :) Karşıda görünen alçak yatak ise yukarıda bahsettiğim, gündüz yatmalarında ve oyunlarında kullandığımız eski yatağımız :) Azra doğmadan önce ona yastıklar yaptırıp kılıf diktirmiştim. İyi ki de yaptırmışım, çok kullanıyoruz. Oyuncak piyanomuz amcamızın hediyesi. Azra çok seviyor ve çok güzel vakit geçiriyor. Birde vurunca çalan bir davulumuz var. O da hediye. Kızımla orkestra kuruyoruz :)

Alçak olan rafı karton kutuyu kesip kaplayarak yaptım. Çok sağlam değil ama iş görüyor. Uzun rafı kitaplık olarak başka bir odada kullanıyorduk fakat kızımın daha çok işine yarayacağını düşündüğümden onun odasına aldım. Montessori raf etkinliklerimizi oraya koyuyorum. Aslında böyle uzun olmaması gerekiyor, Azra'nın tüm raflara ulaşabilmesi gerekiyor fakat elimdeki imkanlar bu şekilde. Zaten üst raflara onun kullanacağı şeyleri pek koymuyorum. 

Raflarımızın şuan ki durumu böyle. Etkinliklerimiz sürekli değişiyor. Sonraki yazılarda etkinliklerimizden uzun uzun bahsedeceğim.

Odamızın diğer tarafında ise dolaplarımız duruyor. Azra'nın en sevdiği şeylerden biri de çekmeceleri boşaltmak olduğundan sürekli bir şeyler katlıyorum :) 

Günümüz çoğunlukla burada geçiyor ve günde en az 10 kere darmadağın olup toplanıyor :) Dağınıkken de odaya girmiyor hanımefendi :) Toplu odayı dağıtmayı seviyor :) Kızım oynasın ben hep toplarım...

Montessoriyle Azra çok mutlu, biz daha mutlu :) :)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 yorum:

  1. henüz bir çocuğum olmamasına rağmen sayende montessori büyük ilgi duyduğum bi alan oldu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh ooh çok sevindim, yeğenlerim bana duacı olur :)

      Sil